Singapur da Kuzey Kore Lideri Kim-Jong-Un ile görüşmeye gitmeden önce Başkan Trump’ın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.

Singapur da Kuzey Kore Lideri Kim-Jong-Un ile görüşmeye gitmeden önce Başkan Trump’ın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.

Başkan Trump, Singapur da Kuzey Kore Lideri Kim-Jong-Un ile barış anlaşması için görüşmeden iki ay önce başına gelenleri anlatan haberin detayları aşağıdaki gibidir:

 

Pazar günü, Başkan Trump erken uyandı. Yataktan kalktı ve duş almak için banyoya girdi.  Duş yerine girdikten sonra suyu açtı ve sarı saçlarını yıkamaya başladı. Saçını iyice ıslattıktan sonra şampuan şişesini aldı ve saçını şampuanlamak istedi. Fakat şampuan şişesinin boş olduğunu ve hiç şampuan kalmadığını farketti. Biraz sinirli bir halde karısına seslendi.

 

“Melenia, Melenia, Melenia !!! Melenia, nerdesin? Melenia, hala uyuyor musun? ”

 

Kocasının bağıran sesi Melenia ‘nin kulağında çınladığı sırada Melenia hala yatakta uyuyordu, Kocasının sesiyle uyandı, aceleyle yataktan kalktı ve yarı uykulu halde sesin geldiği yöne koşarak banyonun kapısına geldi. Kocasına seslendi:

“ Evet, canım, burdayım, acil bir durum mu var? ” 

Trump bağırarak cevap verdi:

“ Neden benim şampuanımı kullandın? Şampuanımı bitirmişsin gene !!! ”

“ Sana kaç defa söyledim, benim şampuanımı kullanma lütfen. ”

“ Şimdi acil olarak şampuana ihtiyacım var. ”

 

Melenia cevap verdi:

“Kocacığım, bu kadar bağırmana gerek yok. Böyle küçük bir meseleyi büyütme lütfen.

Ben şimdi sana dolu bir şampuan şisesi getiriyorum, bir dakka lütfen. “

 

Melenia hemen yeni bir şampuan şisesi buldu ve kocasına verdi.

Sonra kocam duş alırken bir kahve içeyim bari diyerek evin salonuna gitti.

 

Tam kahvesini yeni içmeye başlamışken, Başkan Trump’ın salondaki masanın üstünde duran özel telefonu çalmaya başladı. Sabah’ın erken saatinde kocamı kim arıyor acaba diye merak etti Melania.

 

Kocamı başka bir kadın arıyor olabilir mi diye şüphe ettiği için Başkan Trump’ın telefonunu kim arıyor diye bakmak istedi. Gitti, çalmakta ısrar eden telefonu masadan aldı, ekranda Başkanın Milli Güvenlik Danışmanının ismi yazıyordu. Acil bir durum olabilir belki diye telefondaki cevapla tuşuna bastı.

“Günaydın, başkanın telefonu ve ben eşi Melenia. ”

 

Telefon açılır açılmaz Başkanın Milli Güvenlik Danışmanı acele ile konuşmaya başladı.

“Günaydın, Kıymetli Hanımefendi, rahatsız ettiğim için özür dilerim, ”

“Sayın Başkan Trump ile görüşebilir miyim? ”

 

Melenia :

“ Başkan Trump şu anda banyoda duş alıyor, acil bir durum mu var veya milli güvenliği ilgilendiren bir mesele mi vardı? ”

 

Milli Güvenlik danışmanı cevap verdi:

“Evet, Hanımefendi, Kuzey Kore ile ilgili acil bir durum var. ”

“Başkan Trump ile hemen görüşmem lazım.”

 

Melenia:

“Tamam, ben şimdi hemen banyoya gidip telefonu kendisine veriyorum, bir saniye ”

 

Melenia elinde telefon koşarak banyoya gitti ve banyo kapısını çalarak eşine seslendi.

“Kocacığım, senin milli güvenlik danışmanın telefonda, acil bir durum olduğunu söylüyor, seninle hemen görüşmesi gerekiyormuş. Lütfen kapıyı açıp telefonunu alır mısın“

 

Başkan Trump kafasında şampuan köpükleri olduğu halde banyo kapısını açtı ve homurdanarak şöyle dedi.

“ Tamam, ver bana telefonumu, bakalım Pazar sabahı beni rahatsız edecek kadar ne olmuş bu kadar acil. ”

 

Başkan telefonu eşinden aldı ve sinirli bir şekilde banyo kapısını kapatarak tekrar içeri girdi. Sonra telefonda bağırmaya başladı.

“ Evet, nedir bu kadar acil olan şey, Pazar günü erken saatte beni banyoda rahatsız edecek kadar acil olan şey nedir acaba? ”

 

Başkanın sinirlendiğini anlayan Milli Güvenlik Danışmanı biraz endişeli bir sesle cevap verdi:

“Sayın Başkan, sizi rahatsız ettiğim için gerçekten çok üzgünüm, fakat Kuzey Kore ile ilgili acil ve kritik bir durum söz konusu. ”

“Kuzey Kore devlet başkanının koruma ekibinde görevli CIA casusumuz acil koduyla mesaj geçti ve Kuzey Kore Lideri  Kim-Jong-Un’ un biraz önce Nükleer Füze Kontrol Masasına oturduğunu ve Japon denizinde seyreden uçak gemimizi hedef alan füze fırlatmak üzere olduğunu bildirdi”

“Bunu durdurmak için acil aksiyon almamız lazım”

“Sayın Başkan ne yapalım, kararınız nedir”

 

Başkan çok sakince cevap verdi.

“Tamam, sakin ol, endişelenme.”

“Hatırlıyor musun, geçen yıl bizim başkanlık konutunda birkaç yere gizlenmiş şekilde füze kontrol panelleri monte ettirmiştik. Hatırladığım kadarıyla banyoda da gizli bir kontrol paneli olması lazım. Ben şimdi hemen kontrol panelini açıp Kuzey Kore liderinin sarayını hedef alan füzelerimizi ateşlerim. O bizim uçak gemisini vurmadan biz onun sarayını başına yıkarız. ”

 

Milli Güvenlik Danışmanı şöyle dedi:

“Tamam, Sayın Başkan, o zaman sizin aksiyonunuzu bekliyoruz, biraz çabuk olun lütfen”

 

Başkan Trump telefon konuşmasını bitirdi ve banyo aynasına doğru yüksek sesle komut verdi.

“AÇIL, KONTROL PANELİ, AÇIL !!! ”

 

Ses tanıma sistemi Başkan Trump’ın sesini ve verdiği komutu tanıyarak harekete geçti. Elektrikli traş makinasının çıkardığı sese benzer bir elektrik motoru sesi gelmeye başladı ve duvardaki ayna ortadan ikiye açıldı ve duvarda gizlenmiş olan Füze Kontrol Paneli ortaya çıktı.

 

1                         2                    Ž     3

NK                      JP                       SK

 

4                         5                     ‘  6

RU                     CN                      IR

 

Panel üzerinde düşey eksende 2 şer ve yatay eksende 3 er olmak üzere 6 tane düğme vardı.

 

Geç kalmadan hemen füzeleri ateşlemek için, Trump kafasındaki şampuan köpüğü olduğu halde ateşeleme yapmak için doğru düğmeyi bulmaya çalıştı. Kuzey Kore’nin ingilizce yazılışı olan “North Korea” kelimelerinin baş harfleri olan NK kısaltması ile işaretli düğmenin doğru düğme olduğunu hatırladı.

 

Acele ile “NK” işaretli düğmeye basmak için kolunu uzatarak biraz eğilince kafasındaki şampuan köpükleri yüzüne doğru akmaya başladı ve köpük gözlerine kaçtı. Köpük sebebiyle gözü kapalı bir şekilde uzanan kolu biraz hedeften kaydığı için hangi düğmeye bastığını tam göremeden basmış oldu. Panelden sesli teyit bildirimi geldi.

“MISSILE SUCCESSFULLY FIRED“,

Türkçesi:  “FÜZE BAŞARILI ŞEKİLDE FIRLATILDI“

 

Füze fırlatma işini halleden Trump, duş yerine döndü ve önce gözüne kaçan köpükleri yıkadı, sonra duş almaya devam etti. Bu arada duvardaki ayna kapanarak kontrol panelini tekrar gizli hale getirdi.

 

Birkaç dakika sonra, lavobonun yanında küçük banyo masasında duran telefon tekrar çalmaya başladı. Trump suyu kapattı ve havlu ile ellerini kuruladı ve telefonunu eline alıp kim arıyor diye baktı. Milli Güvenlik danışmanının tekrar aradığını gördü. Bu adam hala kendisini neden rahatsız ediyor diye sinirlendi.

 

Başkan Trump aramayı cevapla düğmesine bastı ve arayan kişiye bağırmaya başladı.

“Adamım, sen neden hala beni aramaya devam ediyorsun, bırakmadın ki bir rahat banyo yapayım”

 

Milli Güvenlik Danışmanı çekinerek durumu açıklamaya çalışıyordu

“Özür dilerim sayın başkan, fakat … ”

 

Başkan Trump, milli güvenlik danışmanının sözünü kesti ve bağırarak konuşmaya devam etti

“Kuzey Kore’yi vurmak için füzeleri biraz önce fırlattım. Kuzey Kore  Lideri Kim-Jong-Un’ un sarayı başına yıkılmıştır, siz parçalanan cesedi teşhis etmek için özel bir ekip gönderin hemen. ”

 

Milli Güvenlik Danışmanı hızlıca cevap verdi.

“Sayın Başkan, korkarım ki birşeyler yolunda gitmemiş durumda”

“Bizim füzeler Kuzey Kore’yi vurmamış, bir şekilde bizim füzeler Japonya’yı hedef almış ve Tokyo daki hükümet binasını vurmuş durumdayız”

“Japon dostlarımız durumdan şikayet ediyorlar, hiç bir sebeb yokken neden Japonya ‘yı hedef alıp füzelerle vuruyorsunuz diye soruyorlar. ”

 

Başkan Trump duyduğu haber karşısında şok oldu.

“Adamım, ciddi misin, bu nasıl olabilir, bizim füzenin Japonya’yı vurduğuna emin misin? ”

 

Milli Güvenlik Danışmanı cevap verdi.

“Evet, Sayın Başkan, eminim, çünkü Tokyo’daki hüküment binasına füze saldırısı oluğuna dair Japonya’daki Amerikan Büyükelçiliği bize rapor gönderdi, ayrıca CNN şu anda Tokyo’daki füze saldırısında yıkılan hükümet binası önünden canlı yayın yapıyor”

 

Milli Güvenlik Danışmanı telefonda durumu açıklamaya devam etti:

“Sayın Başkan, Pentagon bizim füze teknolojimizin çok gelişmiş olduğunu ve füze hedefleme sistemlerimizin çok hassas olduğunu söylüyor, normalde füzelerimiz her zaman sapma olmadan ve hatasız bir şekilde hedefi vuruyor diyorlar”

 

Başkan Trump kızgın bir şekilde tepki verdi:

“Adamım, eğer bizim füzelerimiz o kadar gelişmiş ve mükemmel ise bizim teknolojimizin içine sızma olmuş olabilir mi? Belki de, Ruslar veya Çinliler bir şekilde bizim füzeleri kontrol ediyor olabilir mi? Veya bizim eve monte edilen füze kontrol panelinde bir problem olabilir mi? ”

 

Milli Güvenlik Danışmanı nazikçe bir öneride bulundu.

“Sayın Başkan, size zahmet olmazsa biraz önce füzeleri ateşlemek için kullandığınız sizin banyodaki füze kontrol panelinde bir problem var mı bakar mısınız? ”

 

Başkan Trump dediki:

“Bir dakka  bekle lütfen, şimdi hemen şu kontrol paneline bir bakayım ”

 

Başkan Trump banyo aynasına doğru yüksek sesle tekrar komut verdi.

“AÇIL, KONTROL PANELİ, AÇIL !!! ”

 

Ses tanıma sistemi Başkan Trump’ın sesini ve verdiği komutu tanıyarak harekete geçti ve ayna tekrar açıldı.

Ortaya çıkan Kontrol Panelinde, JP kısaltması ile işaretlenmiş 2 numaralı düğmenin üzerindeki kırmızı renkli flaşör ışık yanıp sönüyordu.  Bu  2 numaralı düğmenin hemen altındaki küçük led ekranda bir yazı belirmişti ve Başkan Trump bu yazıyı okudu:

İngilizce olarak “MISSILE SUCCESSFULLY FIRED”,

Türkçesi,  “FÜZE BAŞARILI ŞEKİLDE FIRLATILDI”, yazıyordu.

 

Trump, acele ile düğmeye basmaya çalışırken, gözlerine köpük kaçtığı için yanlış düğmeye basdığını farketti.

Telefonunu tekrar eline aldı ve telefonda beklemekte olan Milli Güvenlik danışmanına şöyle dedi:

“Allah kahretsin, görünen o ki, acele ile düğmeye basmaya çalışırken gözüme köpük kaçtığı için farkında olmadan Kuzey Kore yerine Japonya’yı hedefleyen düğmeye basmışım ”

“Ne olduğunu gördün mü? Bana banyo yaparken acele ile füze fırlattırırsanız böyle olur işte ”

 

Milli Güvenlik Danışmanı Başkan sordu:

“Sayın Başkan, Japon dostlarımıza bu kazayı nasıl açıklayalım”

 

Trump cevap verdi:

 “Japonlara deyin ki,  bizim füze aslında Kuzey Kore’yi hedeflemişti, füze Japonya üzerinden Kuzey Kore’ye doğru uçarken tam Tokyo şehri üzerinden geçerken orada uçmakta olan bir Leylek ile çarpıştı ve bu yüzden Tokyo’ya düştü.”

 

Milli Güvenlik Danışmanı devam etti:

“Bu ikna edici açıklamanız için teşekkürler, fakat bununla birlikte, hala Kuzey Kore’yi vuramamış olduk, Kim-Jong-Un ‘u durdurmak için ne yapalım şimdi”

 

Trump dedi ki:

“Tamam, ben şimdi dikkatlice doğru düğmeye basarak Kuzey Kore’yi vuracak füzeyi fırlatacağım, kapat telefonu  şimdi”

 

Milli Güvenlik Danışmanı:

“Tamam Sayın Başkan, sizin aksiyonunuzu bekliyoruz, bu sefer dikkatli olun lütfen” dedi ve telefonu kapattı.

 

Trump da telefonunu kapattı ve lavobonun yanındaki küçük masaya koydu.

 

Trump kendi kendine dedi ki:

“Bu sefer çok dikkatli olmam lazım, ilk önce saçlarımı güzelce yıkayayım, kafamda hiç köpük kalmaması lazım, kesinlikle gözüme köpük kaçmaması gerekiyor”

 

Trump bu sefer gerçekten çok dikkatliydi, önce duşa girdi, suyu sonuna kadar açtı ve bol su ile kafasındaki şampuanı ve köpükleri iyice yıkadı. Suyu o kadar çok açmıştı ki, duş kabini zemininde biriken su bir miktar dışarı taşarak banyonun zemine yayıldı.

 

Sonra duş kabininden dışarı çıktı, saçlarını, kafasını ve vücudunu iyice kuruladı. Kendisi tekrar duş alırken geçen sürede kontrol panelinin otomatik olarak kapanmış olduğunu farketti.

 

Başkan Trump banyo aynasına doğru yüksek sesle açılış komutunu tekrar verdi.

“AÇIL, KONTROL PANELİ, AÇIL !!! ”

 

 

Ayna açıldı ve kontrol paneli tekrar ortaya çıktı. Trump NK kısaltması ile işaretlenmiş 1 numaralı düğmeye basmak için hazırdı. Düğmeye basmak için kolunu uzatarak kontrol paneline doğru biraz eğildi, fakat ıslak ve kaygan zemin sebebiyle dengesini kaybetmek üzereydi, tekrar dengesini bulmaya çabalarken elleriyle etrafa tutunmaya çalıştı ve bir elini kontrol panelindeki düğmelerden birine çarparak yere düştü

 

Evin salonunda kahvesini içmekte olan Melanie banyo tafarından gelen büyük bir gürültü duydu, hemen banyoya koştu. Banyo kapısını açtığında gördü ki banyo zemininde her yere yayılmış ayna kırıkları vardı ve kocası yere düşümüş halde banyonun köşesinde yerde oturuyordu.

 

Melanie kocasının kalkmasına yardım ederken sordu:

“Aman Allah’ım, ne oldu burada? Ah, Canım, sen nasıl düştün böyle? Bir tarafın incindi mi? Kalkmana yardım edeyim hemen. ”

 

Trump cevap verdi:

“ İyiyim ben, ıslak zemin sebebiyle kaydım ve düştüm. Ayna da benimle düştü çünkü dengemi sağlamak için ayna dolabına tutundum, fakat dengemi sağlayamadığım için ayna da benimle birlikte düştü ve kırıldı. Neyse ki ayna parçaları bir tarafımı kesmedi çok şükür. Endişelenme, iyiyim ben ”

 

Trump, eşinin yardımıyla yerden kalktı, tam bu sırada telefonu tekrar çalmaya başladı.

Kim arıyor diye baktı, arayan yine aynı kişiydi, Milli Güvenlik Danışmanı.

 

Başkan Trump telefonda aramayı cevapla düğmesine bastı, ve Mlli güvenlik Danışmanı acele ile konuşmaya başladı:

“Sayın Başkan, bu sefer bizim füze Güney Kore’ye gitmiş ve başkent Seul’de Parlemento Binasını vurmuş malesef. Güney Koreli dostlarımız füze saldırısı hakkında şikayet ediyorlar”

 

Trump, füzenin gene yanlış hedefe gittiğini duyunca, duvardaki Füze Kontrol Panelini tekrar kontrol etti. Bu sefer, kontrol panelinde SK kısaltma harfleri ile işaretli 3 numaralı düğmenin üzerindeki kırmızı ışık yanıp sönüyordu, ve düğmenin hemen altında bulunan küçük LCD ekranda beliren mesajda ingilizce olarak şöyle yazıyordu:

“MISSILE SUCCESSFULLY FIRED”,

Türkçesi,  “FÜZE BAŞARILI ŞEKİLDE FIRLATILDI”

 

Milli Güvenlik Danışmanı telefonda konuşmaya devam ediyordu:

“Sayın Başkan, olayı yerinde incelemesi için Güney Kore’ye bir ekip göndereceğiz ve ……..”

 

Trump araya girerek Milli Güvenlik Danışmanının sözünü kesti.

“Dur, bakalım, dur. Olayı araştırmanıza gerek yok, gene yanlış düğmeye basıldı. Tam Kuzey Kore’yi hedefleyen düğmeye basarken, banyo zemininin ıslak ve kaygan olması nedeniyle dengemi kaybettim ve farkında olmadan kaza ile Güney Kore düğmesine basmışım. ”

 

Trump sinirli bir şekilde konuşmaya devam etti.

“Tamam, yeter artık, askeri konuları benim banyoma kadar getirmeyin artık, bu şekilde banyo yaparken beni rahatsız etmeye devam ederseniz, olacak budur işte ”

“Ayrıca füze kontrol paneli uzmanı askeri teknik ekibe haber verin, benim banyomdaki füze kontrol paneli buradan söksünler ”

“Aslında evimin hiç bir yerinde askeri cihazlar istemiyorum, teknisyenlere söyleyin, evimdeki tüm füze kontrol sistemlerini söksünler ”

“Ayrıca, Kuzey Kore Lideri Kim-Jong-Un’u acil telefonla arayın, ona deyin ki Başkan Trıump barış anlaşması yapmak için seninle görüşmek istiyor, deyin ”

“Aksi tadirde, barış anlaşması yapmak yerine, Kuzey Kore’yi füzeyle vurmak için doğru düğmeyi bulmaya çalışırken daha ne kazalar gelecek başıma kim bilir.  Bu yolda kolumu, bacağımı kırmak veya kafamı bir yere çarpmak istemiyorum.  Ayrıca bu şekilde yanlış düğmeye basarak dünyanın başka şehirlerini yıkmak da istemiyorum ”

 

“Hemen şimdi Kim-Jong-Un ’u arayın ve barış analaşması yapmak için Singapur ‘da bir görüşme ayarlayın. Benim için ve dünyanın geri kalanı için en iyi seçenek bu olsa gerek”

 

Gördüğünüz gibi, gerçekten de, Başkan Trump barış anlaşması için Kuzey Kore Lideri Kim-Jong-Un ile Singapur’da görüşmeye gitmeden önce başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.

Başkan Trump’ın banyosunda başına gelen küçük kazalar sayesinde dünya bir nükleer tehlikeden kurtulmuş oldu ve barış sağlandı. Boşuna dememişler, her işte bir hayır vardır.

Share this post

Post Comment